Evliya Çelebi’nin İzinde: Dillerle Anlatılamayan İnebolu Kalesi’nin Son Şahidi
İnebolu sahili boyunca yürürken, binaların arasına gizlenmiş bir duvar çıkar karşınıza. Yirmi yirmibeş metrelik o taş duvar, sıradan bir kalıntıdan çok daha fazlasıdır. Burası, yüzyıllar öncesinin görkemli İnebolu Kalesi’nden günümüze ulaşmayı başaran son nöbetçidir.
Tarihin Sayfalarında İnebolu Kalesi
17. yüzyılda yolu bu kıyılara düşen ünlü seyyahımız Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde İnebolu Kalesini hayranlıkla anlatır. Onun satırlarında İnebolu Kalesi, temelleri Cenevizlilere dayanan, deniz kıyısında, beşgen planlı ve diller ile anlatılmaz derecede sağlam ve güzel bir yapı olarak karşımıza çıkar.
Zamanın yıpratıcı gücü ve geçmişe vefasızlık, Evliya Çelebi‘nin gördüğü o devasa beşgen kaleden geriye sadece bu yadigârı bırakmış durumda. Ancak dikkatli gözlerle bakan bir seyyah için bu duvar kalıntısı, hayal gücünü harekete geçiren bir zaman makinesi gibidir.
Duvarın gölgesinde durup denize doğru baktığınızda, yüzlerce yıl önce bu kıyılara yanaşan ticaret gemilerini ve kaleden ufku gözleyen muhafızları hayal edebilirsiniz. Sadece 20 metrelik bir duvarın, aslında İnebolu’nun denizcilik geçmişine, ticari önemine ve çok kültürlü mirasına dair ne kadar büyük bir hikaye anlattığına şahit olun. Burası sadece tarihi bir yıkıntı değil, İnebolu’nun denizle, ticaretle ve tarihle kurduğu o kopmaz bağın bugünkü somut nişanesidir. Şehri keşfederken bu noktayı rotanıza mutlaka ekleyin ve tarihin fısıltısına kulak verin.